Kuşadası Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verildiği bildirilen Avukat Ezgi Tezcan Yaşar ile eşi Avukat Umut Yaşar’ın yurt dışındaki durumu yeniden tartışma konusu oldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında 7 Ağustos 2026 tarihinde operasyon düzenlendi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, haklarında işlem yapılan isimler arasında YENİ Parti Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın kızı Avukat Ezgi Tezcan Yaşar ile damadı Avukat Umut Yaşar da bulunuyordu. Çiftin operasyon sırasında yurt dışında olduğu açıklandı.
“EN KISA SÜREDE DÖNECEKLER” DEMİŞTİ
Bülent Tezcan, 7 Ağustos’ta yaptığı açıklamada kızının ve damadının bir süredir yurt dışında bulunduğunu belirterek, “En kısa sürede ülkemize döneceklerdir. Başları dik, alınları açıktır” ifadelerini kullandı.
Ancak bu açıklamanın üzerinden bir aydan fazla süre geçti. 13 Eylül 2026 itibarıyla çiftin Türkiye’ye döndüğüne veya adli mercilere ifade verdiğine ilişkin kamuoyuna yansıyan doğrulanmış resmî bir açıklama bulunmuyor.
KAMUOYUNUN SORUSU: “EN KISA SÜRE” NE ZAMAN?
Tezcan, soruşturmayı siyasi bir operasyon olarak nitelendiriyor ve ailesinin, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in avukatlığını yaptığı için hedef alındığını savunuyor. Türkiye Barolar Birliği de avukatların konut ve bürolarında gerçekleştirilen arama ve el koyma işlemlerinde hukuka aykırılık iddiaları bulunduğunu açıkladı.
Bu itirazların araştırılması hukuk devletinin gereğidir. Bununla birlikte, soruşturmanın siyasi olduğunu savunmak, kamuoyuna verilen “en kısa sürede dönecekler” sözünün neden yerine getirilmediği sorusunu ortadan kaldırmıyor.
Masumiyet karinesi gereğince, haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan kişiler suçlu ilan edilemez. Fakat hukukun üstünlüğünü savunan bir siyasetçiden, kendi ailesiyle ilgili bu açık çelişkiye net ve tutarlı bir yanıt vermesi beklenir.
Sayın Tezcan, kızınız ve damadınız ne zaman dönecek?
KIRMIZI NOT
Başkalarına hukuk ve siyasi ahlak dersi vermek kolaydır. Asıl ölçü, aynı ilkeleri kendi aileniz söz konusu olduğunda da savunabilmektir. Kamuoyu hakaret değil, açık bir cevap bekliyor.
Kaynaklar: ANKA Haber, Sözcü, Cumhuriyet
